BİSİKLET
Trabzon’la Rize arasında bir zamanlar gümrük varmış. Temel hergün bisiklet ve önünde bir kum torbasıyla gümrükten geçermiş. Bir gün Gümrük Memuru bu durumdan kuşkulanmış. Temel'e :
- Dur. Ne geçiriyorsun o çuvalın içinde gümrükten, demiş. Temel :
- Kum, demiş.
Memur kum torbasına elini sokmuş karıştırmış gerçekten sadece kum varmış torbada. Bu olaydan sonra Temel yıllarca gümrükten bisikletle önünde kum torbası olduğu halde geçmiş. Yıllar sonra Trabzonda bir kahvede Temelle Gümrük Memuru karşılaşmış.
Gümrük Memuru :
- Ula Temel artık emekli oldum sana birşey yapamam gerçekten ne geçiriyordun gümrükten?, demiş.
Temel:
- Bisiklet, demiş
BU NEDİR
Joseph adında bir Rus Yahudi’si, İsrail’deki ailesinin yanına yerleşebilmek için hükümet yetkililerinden çıkış izni almayı başarmıştı. Fakat yanında yalnızca bir bavul götürebileceğini bildirdiler. Moskova hava limanında bir gümrük görevlisi,bavulunu ararken, çevresine kazak sarılmış bir Stalin büstü buldu. Görevli kızgın bir biçimde, “Bu nedir?” demesi üzerine Joseph kızgın bir biçimde, “Bu nedir?” diye değil “Bu kimdir?” diye sormanız gerekir” dedi ve şöyle devam etti:” Bu, bu bizim büyük ve eşsiz liderimiz Stalin’dir. Bu büstü, onun yıllardır bu ülkeye ve bu ülke insanlarına yaptığı olağanüstü hizmetleri her zaman canlı tutmak ve bunlardan ders almak için yanımda götürüyorum.”Gümrük görevlisi büstü yerine geri koyarken kendi kendine söylendi: “Siz Yahudilerin ne denli çılgın olduğunu biliyordum zaten “ dedi. Birkaç saat sonra Joseph, İsrail!in Ben Gurion Havaalanı’nda bu kez İsrailli gümrük görevlisinin aynı sorusuyla karşılaştı. Bavulunu denetlerken bir kazağa sarılı Stilin büstünü gören bir görevli de “Bu nedir?” diye sordu. Joseph yine kızgın bir biçimde yanıtladı. “Bu nedir?” diye değil “Bu kimdir?” diye sormanız gerekir” dedi ve bu kez şöyle devam etti: “Bu, Sovyetler birliğinde yıllardan beri yaşamımızı cehenneme çeviren Stalin’dir. Ölene dek, ondan ve onun sisteminden kurtulduğumun anısını her zaman canlı tutmak için getirdim bu büstü yanımda. Ömrümün geri kalan bölümünü, onun artık bana zarar vermeyeceğini düşünüp, huzur içinde geçireceğim .” Gümrük görevlisi gülümsedi ve kendi kendine söylendi: “Siz Rus’ların ne denli çılgın olduğunuzu biliyordum zaten” dedi.
Joseph yeni evinde bavulunu boşaltırken, küçük kuzeni onu merakla izliyordu. Stalin’in büstünü özenle alıp masanın üzerine koyduğunu görünce merakla sordu: “Bu kimdir?” dedi. Joseph kuzenine kızgın bir biçimde yanıt verdi: “Bu kimdir?” diye değil “Bu nedir?” diye sorman gerekirdi ve coşkulu bir kahkaha atarak şöyle devem etti:””Yanıtımı duyduğun zaman neden “Bu nedir?” diye sorman gerektiğini anlayacaksın. “Bu, beş kilo altından oluşan bir servettir.”